Beykoz’un olum tarlalari!!!

Kapalı kapılar

Posted in Uncategorized by beykozkillers on May 7th, 2008

 

Beykoz Barınağındaki gelişmeleri yazmamızın üzerinden henüz 24 saat bile geçmemişti ki Muharrem Ergül, Beykoz Belediye Başkanı, birinci kareye geri döndü.
Dün Yasemin Baban, birliğimizin başı, İhsan Öksüz ve hırsız ekibi tarafından yasadışı bir şekilde el konulmuş olan eşyalarını almaya barınağa gitti.
Barınağa ulaştığında Erol isim, düne kadar mutlulukla ‘bağış’ kabul eden güvenlik görevlisi durdurdu. Öksüz’den hiçbirimizi barınağa sokmamak konusunda talimat almıştı.

Bir an için Yasemin jandarmaya haber verip durumla bu şekilde başa çıkmayı düşündü ama sonra vazgeçti. Yaşanan olay hemen avukatımıza bildirildi Ergül aleyhine açmış olduğumuz dava dosyasına eklendi.
Ergül Trabzonlu, Türkiye’nin kuzeyinde Karadenizli. O bölgenin insanları genel olarak dürüst, gururlu, çalışkan, faal ve başına buyruk olarak bilinir. Öyle görünüyor ki burada sadece son iki özelliği almış biriyle karşı karşıyayız.
Basına ve kamuoyuna sürekli yalan söylemesi kendi ismini, kariyerini ve belediyenin ismini hayvan istismarı ve yasadışı hareketlerle eşanlamlı hale getirmiş bulunuyor.
Kendisi Beykoz’u ulusal utanç kaynağı haline getirdi.
Sayın Başkan, bu blog’dan Beykoz gönüllüleri size bir söz vermek istiyor. Siz gerçeklerle yüzleşmedikçe, pişman olduğunuzu ortaya koymadıkça ve olayı bu noktaya getirdiğiniz için bizden ve dünyadan özür dilemedikçe bu konu unutulmayacak. Bu günler, haftalar, aylar ya da yıllarca sürebilir ama asla pes etmeyeceğiz. Hem de konuya olan ilginin azalmasına asla izin vermeyeceğiz. Tam aksine, zaman geçtikçe, eylemler daha da yoğunlaşacak. Son günlerde websitemiz dört websitesi oldu ve yansımaları hızla büyüyor. Önümüzdeki hafta itibariyle iki yeni dil daha ekleyeceğiz ki anlattıklarımız daha büyük kitlelerce okunabilsin.
Ergül’ün takımının yanında Nesrin Citirik, Adanas Barbie’ın yanında sadece temizlik müdürü İhsan Öksüz, Ayzer Büyüker isimli sahtekar ve 6.000 dolarlık ödülümüzü alabilmek için kanıt toplamaya çalışan, çok düşük maaşla çalıştırılmakta olan bir grup insan var. Diğer taraftan karşısında ise uluslararası baskı ve bu konuda adaleti sağlamak konusunda kararlı olan, sürekli büyüyen bir grup insan var. Platformumuz kamu ve devlet sektöründen diplomatlar, işadamları, entellektüeller, akademisyenler, avukatlar, doktorlar, basın çalışanları, medya uzmanları ve artık sessiz kalmak istemeyen çok sayıda normal vatandaş var. Ayrıca bu platform Avrupa Birliğinde konuyu bıkmayıp usanmadan duyuran, sayısı her geçen gün çoğalan destekçilerle birlikte uluslararası boyut kazanmış durumda. 

 

 Bir politikacının herhangi bir konuyu kişisel kan davasına dönüştürmesi her zaman için çok kötü bir fikirdir. Eğer soruna fiziksel bir müdahalede bulunmayacaksa (ki bu durumda hepimizi öldürmesi gerekir), her zaman için süreç içerisinde kaybedecek kişi kendisi olur. Ergül’ün kariyeri bütün bunlardan zarar görmektedir.
Enteresandır ki Ergül kendisini websitesinde bir kültür adamı, aydın bir öğretici, sporcu, Istanbul belediyelerinin Avrupa Birliğiyle ilişkilerini yütüten kişi olarak tanıtıyor.
 (http://www.beykoz.bel.tr/b_kisi_detay.asp?tur=284&id=94)
Tarihe kendisini aşıla ve yerine bırak sistemini doğru uygulayarak Beykoz’daki köpeklerin sorununa çözüm bulmuş insan olarak yazdırmak ya da belediyesini ve kariyerini şaka konusu yapacak bir noktaya getirmek tamamen Ergül’ün kendi kararı olacaktır.
Son birkaç haftada çok sayıda mektup bütün bu korkunç olaylardan sorumlu kişinin yüzünü görmek istediğini söylüyordu. Ağırbaşlı duruşunu görmek istiyorlardı, gypsi kostümünde, para isterken ya da suçlu Afrikalı diktatörün yanında Armani takım elbisesiyle değil, gerçeği..
Bu nedenle işte burada, Muharrem Ergül, Beykoz’a seçilmiş Belediye Başkanı. Lütfen yorum yapmaktan kaçınmayın. Blog’umuzu okuduğunu biliyoruz.

 

Leave a Reply