Beykoz’un olum tarlalari!!!

Sucun kabulu

Posted in Animal welfare by beykozkillers on May 22nd, 2008

Belediye mobil kliniklerimizi bize iade etti.Kliniklerimize yaklasik iki ay boyunca el koymuslardi.Bu kliniklerin bize iade ediliyor olmasi bile,sucun kabulu anlamina gelmektedir. Belediye,ekipmanim izi ve kisisel malzemelerimizi hukuka uygun olmayan bir bicimde kullanmistir.Ekipmanimiz ancak avukatimiz belediyeyi ziyaret edip,kime karsi olduklarinin kendilerine avukatimiz tarafindan aciklanmasinda sonra iade edilmistir…

Inanilmaz bir sekilde,halen kopek eti sunan Cin restoranlari islettigimiz ve kopekleri korkunc Alman labaratuvarlarina sattigimiza inanilmaktadir.

Muharrem Ergül’ün Çıkardığı Harika İşler

Posted in Animal welfare by beykozkillers on May 15th, 2008

Türkiye’nin müthiş barınağı ve Türkiye’nin en iyi valisi olan Muharrem Ergül’ün – ki kendisi en dürüst, en doğrucu ve en şefkatli politikacılardandır – yaptıklarının fotoğraflarını görüyorsunuz. Gerçek bir hayvansever olan M. Ergül ülkedeki hayvanların yüzünü değiştiriyor.

Muharrem Ergül’ün Beykoz köpeklerine verdiği harika, besleyici yemekler.
Çöp ve bayat ekmek karışımı köpekleri sağlıklı ve mutlu kılıyor, Muharrem de bunu seviyor.

Yemekler valinin ofisinden direk getiriliyor.

Muharrem’in uyguladığı Kısırlaştır ve Yerine Bırak sistemi biraz enteresan. O işinin başına geçtiğinden beri Beykoz’daki köpek sayısı katlanarak arttı. Ergül köpek yavrularını çok seviyor. Her köşe başında bir düzine yavru olmayan sokak kalsın istemiyor.

Köpek yavruları için yemek… Harika iş Ergül.

Ergül’ün bebekleri… Beykoz’daki Kısırlaştır ve Yerine Bırak sistemi müthiş bir başarı…
Türk politikacılar arasında görülen en keskin zeka, ahlak ve çalışkanlığın müthiş örneği.

Örnek alınacak işler….

ASLA ASLA DEMEYİN

Posted in Animal welfare by beykozkillers on May 6th, 2008

Beykoz’dan güncelleme.

Dün Beykoz Barınağı, çok sayıda endişeli insanı temsil eden iki bireyi ağırladı.

Bulguları şöyle:

1. Köpeklere yemek ve su veriliyor.

2. Yeni itlaflar ya da ormana atmalar (ki bu İstanbul Belediyelerinin ortak ve sürekli gerçekleştirdikleri bir eylem) olduğuna dair bir delil yok.

3. Daha önce gelenlere çok kötü davranışlarda bulunan güvenlik görevlileri ve barınak veterineri artık gelenlere karşı çok kibar.

Yanlış anlamayın, Muharremn Ergül aniden isteyerek strateji değiştirmiş değil. Bu ani değişiklikler SİZİN SAYENİZDE gerçekleşiyor.

Değişim koordineli bir şekilde çalışan ve yeter artık diye düşünen binlerce insan sayesinde oluyor.

Son dönemde olan bazı olaylar şöyle:

· Belediye server’larının çökmesine neden olacak kadar çok sayıda e-mail gönderimi.

· Yüzlerce telefon görüşmesi.

· Hem Belediye binasına hem de barınağa ziyarete giden gönüllüler.

· Ziyarete giden diplomatik delegeler. Buna ek olarak New York’taki temsilcimiz Marijo Gillis (WAGNY), in Türk Konsolosluğu’na gitmesi ve Washington’daki Büyükelçi Şensoy’a bir rapor takdim etmesi.

· Hem yerel hem de uluslararası gösteriler. Peta Almanya’nın bu işe karışması çok sayıda arkadaşımız olan bir ülkenin de bu konuda koordineli bir baskı oluşturması için çok başarılı oldu. Peta’ya teşekkür ediyoruz.

Medya baskısı. Bütün büyük kanallar barınaktaki içler acısı durumu tekrar tekrar ele aldı. Medyanın baskısı o kadar çok oldu ki Belediye Başkanı Ergül sadece bununla ilgilenecek bir halkla ilişkiler takımı oluşturdu. Maalesef (onlar için maalesef) bu takım beceriksiz olduğunu gösterdi ve Ergül’ün kariyerinde yalnızca bir utanç kaynağı oldu. Sayın Başkana bir tavsiye: hepsini işten atın.

· Grubumuz şu ana kadar gerçekleşmekte olan katliamı ve sorumlularını dünyaya gösteren kısa film yaptı. Burada:

SPOT

· Hukuki işlemler. 40’dan fazla kişi Beykoz savcısının karşısına çıkarak resmi şikayetlerini verdi. Bunun yanısıra bizim tarafımızdan Belediye Başkanına görevini kötüye kullanmaktan açılan dava da var.

Değişim ani oldu. Birkaç gün önce arkadaşımız Yasemin Baban gözlem yapmak için barınağa gittiğinde elinde bir evrak vardı. Ancak kapıda durduruldu. Belediyeden gelen emirler kesindi. Yasemin Baban, Berrin Olcay ve o korkunç yabancı uyruklu adam (saygılarımla) asla içeri alınmayacaktı. Kapıdaki güvenlik görevlilerinin bilmediği ise şuydu: Yasemin Baban’ın elindeki evrak mahkeme tarafından hazırlanmış, jandarmanın güvenlik görevlilerinden bizim içeri girmemizi yasaklayan kişilerin kim olduğuna dair bilgi alması gerektiğini belirten bir evraktı.

Jandarmaya bir telefon ve işte kapılar sonuna kadar açılmakla kalmadı, aynı zamanda içeri girmeyi engelleyen güvenlik görevlileri sorgulama için karakola götürüldü.

Çok teşekkürler Yasemin… Bunlar güvenlik görevlilerinin sorguya götürülürken fısıldadıkları son kelimeler oldu.

Sanırım bu arkadaşlarla ve patronlarıyla çok yakında mahkemede tanışacağız.

Tekrar söylemek lazım.. Bütün bu değişiklikler SİZİN SAYENİZDE oluyor. Bizim burada yaptığımız sadece koordinasyonu sağlamak.

Bu ani değişikliklerden memnun olsak da henüz zafer kazandığımız söylenemez. Bu forumdan size rica ettiklerimiz:

· Belediye Başkanına e-mail ve telefon baskısına devam edin. Bir altındaki kişinin e-mailları da çökmüş durumda ama ona da göndermeyi sürdürün.

· Hiçbir şekilde herhangi bir gönüllü grubu ya da kurumu Beykoz Belediyesine finansal destek yapmamalı. Yapacak olursa bu para asıl kullanıcılara (Perla, Tyson, Pamuk… yani köpekler!) kesinlikle gitmeyecektir, ancak belediye hayvanseverlerin desteğini alıyoruz diyerek bu durumu kullanacaktır. Onlara verilecek paralar öldürdükleri köpekleri meşrulaştırma yollarında kullanılacaktır. Para vermeyin, saklayın.. Yakında ihtiyaç olabilir.

· Beykoz barınağını ziyaret edin. Herhangi bir saatte gidin. En başta günde yalnızca bir saat ziyarete izin vardı. Sonra bu iki saate çıktı. Oysa ki barınağın ziyaret saatlerini kısıtlamak yasal olarak yasak. Bu nedenle istediğiniz zaman gidin. Sizi içeri almakla yükümlüler ve eğer almak istemezlerse jandarmayı arayın.

· Yarın sabah Beykoz barınağında olacağız. Lütfen bize katılın. Bunu da kitlesel bir ziyarete dönüştürelim.

Sayın Ergül, bu durum ancak İhsan Öksüz ve Ayzer Büyüker uzaklaştırılıp onların yerine herkesin kabul edeceği kişiler atandığında bitecektir. Ayrıca bunun gibi toplu katliamların ileride tekrarlamasını engellemek için Belediyenin ‘aşıla ve yerine bırak’ işleminin doğru yapılacağına dair bağlayıcı bir protokol imzalanmasını talep ediyoruz.

Son olarak Belediye, Yasemin Baban ve Berrin Olcay’a attığı iftiralar ve öne sürdüğü yalanlar için özür dilemelidir.

Bütün bunlar şu anki olumsuz durumun sona ermesi için olmazsa olmaz şartlardır.

Birkaç hafta önce İhsan Öksüz şöyle demişti: Berrin Olcay’ı bir daha ASLA Beykoz barınağına sokmayacağız.

ASLA ASLA DEMEYİN.

Lütfen baskıyı sürdürelim.